7 Ocak 2013 Pazartesi

SİNEMALAR VE ÇOCUKLAR


       Eşimle gittiğimiz son iki filmden de sinir harbi yaşayarak çıktık.İlk filmimiz Hobbit-Beklenmedik Yolculuk.En arkadayız ve o sırada sadece 11-12 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir çocuk ve pek kıymetli anneciği.Neyse başladık filmi seyretmeye.Arada konuşuyor çocuk.Tamam dedim susar şimdi.Annesi yanında konuşturmaz uyarır.Ama çocuk beni yanılttı sağolsun.Film boyunca ayağınla tempomu tutmadı, koltuğunda salıncak gibi mi sallanmadı...Film hakkında en ufak bir fikri yoktu zaten.Anneeeee hobit neeeee?  Anneeeee bunlar cüce miiiiiiiii?   Anneeeeee ne kadar salak bunlar. Ya bişi söylücez annesi yanında diyorum , ama o da vurdumduymaz çıktı.Sesini çıkarmıyo.Allahım delirdik delirdik.Sonra da çok pişman olduk.Çünkü çocuk o kadar zehir etti ki bize filmi.Dedik niye uyarmadık ki ,annesi bizi anlayabilecek kapasite değil büyük olasılıkla ondan sustuk zaten ama sustuğumuza da sinir olduk.Başıma ağrılar girdi.
       Gelelim ikinci filme.Bundan dersimizi almamış olacağız ki.Cumartesi günü,Forum Bornova 16:00 seansına Pi'nin Yaşamı'na gittik.Gün ve saat verdim.Belki bi sesimi duyan olur:-)Yaş sınırı 7.Bence az bu yaş sınırı.Filmde yine çok fazla çocuk vardı.Ama bir tanesi vardı kiiiiiiiiii ilk filmdeki çocuğu mumla arattırdı.Bu sefer sadece bizi değil bütün salonu rahatsız etti bu çocuk.Bu sefer yanındaki veli babaydı.Ama görünüşe göre anne veya baba olması değiştirmiyor.Yine başroldeki babamız çocuğuna höt bile demedi.Yanımda oturanlar artık sandalyelerin kollarına vuruyolardı sinirden.Sus artık ya diyenler.Arkasına bakıp belki anlar diye bekleyenler.Yok ama yok.Çocuk film boyunca üstün performans göstererek film boyunca konuştu.Öyle kısık sesle falan da değil haa.Tüm salona naklen yayın.Her gördüğüne aaaaaaaaaa köpekbalığı, aaaaaaaaaaaa maymun, aaaaaaaa bilmem neee.Yemin ederim ki hiç abartmıyorum.Film boyunca susmadı çocuk.Bağıra bağıra tepkilerini verdi,sorularını sordu.Veee iskele babamız yine höt demedi.Bu mudur yani çocuk yetiştirmek.Tamam bazı çocuklar gerçekten laf dinlemiyor.Sus dersin susmaz , şımarır bilmem ne , bi yere kadar zaten çocuk diye tolerans tanırsın.Ama sevgili anne babalar yahu Allah aşkına insan başkasını rahatsız ettiğini düşünmez mi hiç yaa, öğretmez mi çocuğuna sinema da konuşulmaz diye.Hadi denedin öğretemedin, dinlemiyor seni bas bas konuşuyoo al çocuğunu çık o zaman kardeşim, ya da gelme, ya da bi höt de çocuğuna yaa,herkes çekmek zorunda değil.Sinema salonu burası , başka bir yer değil ki.Sinema da sessiz olunur.Bunu aklı başında olan herkes bilir.O kadar sinirlendim ki resmen gidip suratlarına çığlık atasım geldi.
        Neyse ki film güzeldi.Pi'nin yaşamını sevdim.3 boyutluydu.Konusu da , görselliğide çok hoştu.Hobbit hakkında bir yorum yapamayacağım.Çok hakim olduğum bir konu değildi Yüzüklerin efendisi de zaten.Eşim için gittim Hobbit'e de.Ama Pi'nin Yaşamı'nı tavsiye ediyorum.
        Onunda birlikte evde cıyaklama vızıldama sesleri olmadan bir film izledik.BARFİ ismi.


Konu :Barfi hem işitme hemde konuşma özürlü bir gençtir. Shuriti adında genç bir kıza aşıktır. Fakat Shuritinin ailesi onun normal bir erkekle evlenip iyi bir mutlu hayat kurmasından yanadır…

Barfi bu umutsuz aşkdan yorulmuş yepyeni bir hayata başlamıştır. Bu arada Jhilmil adında yeni bir sevgilisi de olmuştur. Fakat polis tarafından da aranmaktadır tam bu dönemde tekrar karşısına çıkan Shuriti bütün dengelerini alt üst etmiştir… Artık Barfi bir seçim yapmak zorundadır.

Sımsıcak, yer yer komik, yer yer sizin hüzünlendiren vede ağlatan, o eski kaliteli siyah beyaz türk filmlerindeki gibi... Üstüne kaliteli müziklere sahip... Herşey çok masum ve izlenesi kaliteli bir yapım... Türk filmi tadında harika bir film...




      
      Genelde Hint yapımı filmlerde yarım saatte bir 15 dk dans olur ya bu öyle bir film değil, 2 saate yakın filmin süresi.Ama kesinlikle sıkıcı değil.Hem hareketli,hem duygusal hem de komik.Biz çok sevdik.Tavsiye ediyorum.

4 yorum:

  1. sırf bu tip insanlardan dolayı sinemaya gitmiyorum ne zamandır. sadece çocuklar olsa neyse kazık kadar insanların da ne yazık ki sinemada nasıl film izlenir konulu eğitimi hiç almamış olduklarını görüyoruz. insanların birşeye para veriyor olmalarıyla o şeyle ilgili her türlü hakka sahip olabileceklerini sanmaları nasıl bir zavallı zihniyettir anlamak imkansız. tabii sizin gördüğünüz çocuklar ilerde anne baba olacaklar onların anne babalarını da kimbilir hangi ayı ailesi yetiştirdi. koltuklara yayılıp öndeki koltuğu devamlı dürtenler, aldıkları patlamış mısırı çatır çutur yiyenler, cep telefonunu kapat ayı kardeş diye reklam yapılmasına rağmen parıl parıl ışığını göze sokarak cepleriyle oynayanlar, bütün gün yapılan dedikoduları yetmemiş hızını alamamış vır vır aralarında konuşa kokoşlar beni sinemadan soğuttunuz tebrik ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde uzun bir süre gitmeyiz herhalde ağzımızın payını aldık.Çocukların gidemeyeceği bir zaman desek oda olmuyor , bizde işte oluyoruz.Kendini tutmayıp söyleneceksin işe yarasa da yaramasa da en azından bu kadar sinir olmaz insan.İlk sinir harbimizdeki çocuk kahramanımızın olduğu yerde nerdeyse yediği kadar patlamış mısır tarlası oluşmuştu.Ordan tahmin edin artık ne kadar aklı başında bir çocuk ve annesi.

      Sil
  2. Barfiyi sinemada seyretmeliydiniz,

    YanıtlaSil

Bişi der misiniz?