4 Ekim 2012 Perşembe

EY YOLCULAR!!!

   
      Siz sevgili öğrenciler,hani otobüste ayakta giderken o çantaları sırtınıza asıyorsunuz ya çocuklar işte o zaman o çantalar ortadan kaybolmuyorlar, en az sizin kadar arkanızda biri daha varmış gibi yer kaplıyor ve her kıpırdandığınızda birini iteklemiş oluyorsunuz.Dün sabah muhtemelen ortaokul öğrencisi olan bir genç kızımız çantasıyla yaptığı sağ – sol darbeleriyle , etrafındakileri bolca rahatsız etti sağolsun. En son yaptığı ayak darbesiyle de benim ayağıma basmak yada ezmek diye de tabir edebiliriz bir tekme indirdi.Yani çocuklar biraz sakin olun yahu...

     Siz sevgili sabırsız arkadaşlar,ineceğiniz durağa gelmeden başlayan ani panik atağınızla arbade çıkarmayın lütfen, heyecanlanmayın kalmazsınız otobüste ,mutlaka inersiniz...

     Siz sevgili baaayanlar ayakkabılarınızı -genelde babeti olanlar- otururken ayağınızdan çıkarmayın.Gözükmüyor sanıyorsunuz ama koltukların altından gayet de gözüküyor ve göz zevkimiz dibe vuruyor.


     Siz sevgili metro yolcuları, hani tutunmak üzere yapılan direklere boylu boyunca yaslanıyorsunuz ya hani o zaman kimseye tutuncak yer kalmıyo bilmem farkında mısınız?



      Siz sevgili Alsancak trafiğini tıkayan arkadaşlar, hepiniz saat 6'da mı çıkıyosunuz yola, biraz erken çıkın yada geç çıkın, saat 6 da trafiği sıkıştırmayın lütfen. :-) Sabah 15 dakikada geldiğim yolu akşam 1 saatte dönüyorum. :-(  Tamam bu imkansız bir istek biliyorum :-)

     Siz cıstak cıstak müzik dinleyen sevgili kardeşlerimiz, abilerimiz ,ablalarımız kulaklıkları kulağınıza takmadan önce elinizde bir süreliğine tutunuz, kulağınıza takmadan da dinleyebileceğiniz kadar dışarıya yüksek ses verdiğini farkedeceksiniz.Eğer böyle bir durum varsa sakin olunuz, sesi tüm otobüsün dinleyemeyeceği kadar kısarak gerekli ayarlamayı yaptıktan sonra kulaklarınıza yerleştirebilirsiniz.

    Veee siz çok sevgili otobüs şoförlerimiz, o fren var ya hani sağdaki , o hızınızı düşürmek yada durmak için.Öyle zırt pırt olmadık zamanlarda ani ani basınca ayakta duran insanların hırpalanmasından, olduk olmadık yerlere savrulmasından zevk aldığınızı düşünüyorum.Yoksa yol boyunca o kadar sert şekilde frene basmanızı gerektirecek bir durum olmuyor. 
  
    Buda yolculukla alakalı değil ama aklıma gelmişken araya sıkıştırayım, siz sevgili sigara içen arkadaşlar , hani yürürken elinizde tuttuğunuz sigaranızın külü nereye uçuşuyor diye hiç düşündünüz mü? Ben yardımcı olayım hemen arkanızda yürüyen insancıkların kaşına gözüne üstüne başına.

    İşte böylee off içimde kalmasın dedim , isyankarlığım tuttu :-)

 


2 yorum:

  1. he he süper olmuş. Bu konu ile ilgili yaz deseler tüm sıkıntılar aynen de bunlar:)bir de mümkünse yanımıza oturanlar, özellikle yaşlılar sohbet girişiminde bulunmasın. Bir daha görmeyeceğim birinin hayatı malesef beni ilgilendirmiyor, benimkiyle de onlar ilgilenmesin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kulaklığımı takıyorum hemencik , kimse teşebbüs etmiyor o zaman :-) Genelde şehirler arası yolculuklarda oluyo o sohbet girişimi zaten.

      Sil

Bişi der misiniz?